8 Ekim 2022 Cumartesi

Van Gölünün Korunması İçin Acil Tedbir Alınmalı SİT Kararı Gözden Geçirilmelidir

 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUM tarafından Anayasanın 98’ inci ve TBMM İçtüzüğünün 96’ ncı ve 99’ uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

 

Muazzez ORHAN IŞIK

Van Milletvekili

30 Temmuz 2022 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan bir karar ile Van ve Bitlis illeri ve Van Gölü “doğal sit-sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı” olduğu kamuoyuna duyuruldu. 8 Ağustos 2022’de Van Valiliği konu ile ilgili yaptığı açıklamasında “sit alanı içerisinde kalan bölgelerde herhangi bir faaliyet ve yapılaşma olamayacağı yönünde yanlış algı oluştuğunu”, söz konusu “alanda Koruma Amaçlı İmar Planındaki yapılaşma koşullarına uygun olması ve Van Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu’nun uygun görüş vermesi şartıyla kontrollü olarak kullanıma ve yapılaşmaya izin verilebileceğini” ifade etmiştir. Ancak Van Gölü etrafındaki mevcut yapılaşma, devam eden ağır kirletme eğilimi ve yasa-dışı kamu binalarının kıyılardaki varlığı nedeniyle gölün korunmayacağı, tam aksine “kontrollü” denilen yapılaşmanın kontrolden çıkacağı yönünde bir kamuoyu oluşmuştur. Birçok yurttaş ve kurum/kuruluş düzenlemenin iptali için idari başvuru yoluna başvurmuş verilecek yanıtlara göre yargı yoluna gideceğini kamuoyuna duyurmuştur.

Van İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Mihail Atik’in kamuoyuna yaptığı açıklamada söz konusu “sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım” düzenlemesinin gölü korumak için yeterli bir düzenleme olmadığı ifade edilmiştir. Belirlenen alanda kum, taş ve çakıl ocaklarının yasaklanmadığı, bugüne kadar kurulmuş yasa dışı yapıların yıktırılmadığı, sanayi yapıları dahil her türlü yapının söz konusu düzenleme kapsamında yeniden yapılabileceği ve gölün bu düzenleme ile korunamayacağı ifade edilmektedir.

28 Eylül 2022 tarihinde Van Barosu,Van-Hakkari-Bitlis Eczacılar Odası, Van-Hakkari Tabip Odası, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Van Şubesi, İnsan Hakları Derneği Van Şubesi, Van Diş Hekimleri Odası, Van SMMMO, TMMOB Van İl koordinasyon kurulu, Kamu Emekçileri Sendakaları (KESK) Van Şubeler Platformu söz konusu düzenlemenin yürürlüğünün durdurulmasını, ilgili kararın iptalini, Van Gölü kıyı-sahil bandında her türlü yapılaşmanın önlenmesini, mevcut yasal düzene aykırı yapıların yıktırılmasını talep etmiş ve konu hakkında yargı yoluna gidilmiştir. Yapılan düzenlemenin mevzuata uygun olmadığı, söz konusu düzenlemenin yapılabilmesi için mevzuat gereği olan ön araştırma ve bilimsel gözlemlerin yapılmadığı, ilgili yönetmelikte belirtilen uzman görüşlerine başvurulmadığı ifade edilmiştir. Ayrıca mevcut durumda yasadığı olan birçok yapının, örneğin Edremit sahilinde yapılan bisiklet kafe gibi yapıların, bu düzenleme kapsamında meşrulaştırılacağı ifade edilmektedir.

Van gölünün korunması amacıyla bilimsel görüşleri esas alan bir koruma kanunun çıkarılması gerektiği, ilave yapılaşmaya izin verilmemesi gerektiği, mevcut yasalara aykırı yapıların yıktırılması gerektiği bilinmelidir. Mevcut düzenleme iptal edilmezse Kıyı Kanunu’nun korumasında olan sahil kesimlerinin de koruma dışı kalabileceği ifade edilmektedir. Söz konusu “doğal sit-sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı” uygulamasının Kıyı Kanununa, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa, Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Yönetmeliğine, konu hakkındaki İlke Kararlarına, Doğal Sit Alanlarının Değerlendirilmesine İlişkin Teknik Esaslara ve Diğer koruma mevzuatına aykırı olduğu bilinmelidir.

Bu bağlamda:

1)  Van Gölü çevresinde “doğal sit-sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı ilanı” kapsamında göl çevresinde ne kadarlık bir alan kapsanmaktadır? Söz konusu bölge neden 1. Derece Sit Alanı olarak ilan edilmemiştir? Söz konusu bölgede Kıyı Kanunu neden uygulanmamaktadır?

2)  Van gölü çevresinde Kıyı Kanunu gereği yıkılması gereken bina, yapı vb. sayısı kaçtır? Bu yapılar neden yıktırılmamaktadır? Söz konusu düzenleme ile bu yapılara ruhsat verileceği iddiası hakkında bakanlığınızın görüşü nedir?

3) Van Gölü çevresinde “doğal sit-sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı ilanı” sürecinde temel mevzuat hükümlerinin dikkate alınmadığı iddiasına ilişkin bakanlığınızın bir araştırması mevcut mudur?

4) Van Gölü çevresinde “doğal sit-sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı ilanı” kararına karşı kaç yurttaş veya kurum iptali yönünde başvuru yapmıştır?

5) Van Gölünün korunması, kirletilmesinin önlenmesi, etrafında yasa dışı yapılaşmaya son verilmesi amacıyla hangi tedbirleri alacaksınız?

 

 

 

VAN YYÜ Sayıştay Denetimi ve Kamu Alımları TBMM Gündemine Taşındı

 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Mahmut ÖZER tarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzüğün 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim. 

 

Muazzez ORHAN IŞIK

Van Milletvekili

 

Anayasa’nın 160’ıncı maddesine göre Sayıştay, merkezî yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir. Sayıştay bu anayasal görevi yerine getirmek amacıyla Van Yüzüncü Yıl Üniversitesini denetlemiş ve 2021 yılı raporunda bazı usulsüzlükler tespit edilmiştir.

Rapora göre 2021 yılsonu itibariyle üniversitenin 2 bin 39 olan idari personel kadrosunun bin 159’u dolu iken 2 bin 142 akademik personel kadrosunun da bin 715’i dolu bulunmaktadır.  Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ne 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile 579.706.000,00 TL ödenek tahsis edilmiş olup, yıl içinde sene başındaki bütçenin %27’sine denk gelen 156.609.603,00 TL ödenek eklenmiş ve toplam tahsis edilen ödenek 736.315.603,00 TL’ye ulaşmıştır. Ödeneğin %93,20’si yani 686.230.110,22 TL’si kullanılmıştır. Sayıştay denetim sonucunda kurum iç kontrol sisteminde 2021 yılı idare faaliyet raporunun hazırlanmadığını, evrak kayıt ve dosyalama işlemleri için yeterli bir “Arşiv ve Dokümantasyon” imkânı bulunmadığını belirlemiştir. Öte yandan rapora göre dönem faaliyet geliri 716.287.610,05 TL, faaliyet gideri ise 761.654.641,38 TL olan Üniversite, 2021 yılını 45.525.621,41 TL olumsuz faaliyet sonucu ile tamamlamıştır.

Bu Bağlamda;

1)      2021 yılında üniversite bütçesine bütçenin %27’sine denk gelecek ölçüde ek ödenek sağlanmasının nedenleri nelerdir?

2)      Sayıştay raporu 2022 yılının Eylül ayında çıkmasına rağmen üniversite yönetimi 2021 yılına ait idare faaliyet raporunu neden hazırlamamıştır?

3)      2021 yılının mali tablosunda gelir gider dengesinin (-) 45 milyon 525 bin 621 TL 41 kuruş gerçekleşmesinin cari transfer harcamalarının bir önceki yıla göre % 464,73 oranında artarak 83 milyon 724 bin 777 lira 2 kuruş olarak gerçekleşmesiyle ilgisi var mıdır?

4)      Yüzüncü Yıl Üniversitesi bütçesi olarak 2015-2021 yılları arasında yıl başında tahsis edilen toplam bütçe ne kadardır? Yıl boyunca bu bütçelerin ne kadarı harcanmıştır? Ek ödenek ve bütçe kullanılan yıllar hangileridir? İlave bütçe harcanmasının gerekçeleri nelerdir?

5)      2015-2021 yılları arasında üniversite idari ve mali işlerinin işleyişinde rüşvet, irtikap ve zimmet suçlarını işlediği nedeniyle hakkında soruşturma yürütülen kamu personeli sayısı kaçtır?

6)      2015-2021 yılları arasında Yüzüncü Yıl Üniversitesi personeli hakkında açılan soruşturma sayısı kaçtır? Bu soruşturmalar kapsamında soruşturulan kamu personeli sayısı kaçtır? Soruşturmaların sonucunda hangi disiplin hükümleri uygulanmıştır?

7)      Van yüzüncü yıl üniversitesinde 2015-2022 yılları arasında doğrudan teminle yapılan kamu alımları miktarı üniversite bütçesinin ne kadarını oluşturmaktadır? Üniversitelerde doğrudan temin yöntemiyle kamu alımlarında usulsüzlük yapılmasını engellemek amacıyla hangi tedbirleri alacaksınız?  

 

 

Çaldıran Devlet Hastanesinin Eksiklikleri Sağlık Bakanlığına Soruldu

 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

 

Aşağıda belirtilen sorularımın Sağlık Bakanı Fahrettin KOCA tarafından Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğünün 96’ıncı ve 99’uncu maddeleri uyarınca yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

  

Murat SARISAÇ

Van Milletvekili

Seçim bölgem Van’ın Çaldıran ilçesinde sağlık hizmetine erişimde ciddi eksiklik ve sorunlar söz konusudur. Her ne kadar Çaldıran’da yeni bir devlet hastanesi inşa edilmiş olsa da tam kapasite hizmet vermediği yurttaşlar tarafından farklı mecralarda dile getirilmektedir. Çünkü 75 yataklı yeni hastanenin açılışıyla birlikte fiziki koşullar ve sağlık personeli sayısı konusunda sorunlar ortaya çıkmıştır. Hastanede birçok branşta hizmet verileceği belirtilmesine rağmen sadece Dahiliye, Aile Hekimi ve Çocuk Polikliniği hizmeti verildiği aktarılmaktadır. Bunun yanında hastanenin zemin katında yaşanan sorunlardan dolayı birçok odanın rutubetten dolayı kullanılamaz hale geldiği, duvar ve tavanlarda dökülmelerin başladığı belirtilirken Çaldıran’da kış koşullarının çok sert olmasına rağmen ısıtma sistemindeki sorunlardan dolayı yurttaşların ve sağlık personelinin zorluk çektiği de ifade edilmektedir. Dolayısıyla yeni devlet hastanenin açılışından kısa bir süre sonra ortaya çıkan sorunların giderilmesi ve gerekli doktor tayinlerinin yapılması beklenmektedir. Çünkü Çaldıran’ın uzak bir ilçe olması ve mevcut ekonomik koşullar düşünüldüğünde yurttaşların tedavi için Van merkeze gitmek zorunda bırakılması ciddi bir ekonomik yük de oluşturmaktadır.

 

Bu bağlamda;

1 – Van’ın Çaldıran ilçesinde yapılan devlet hastanesinde yaşanan sorunlar ve eksikliklerden haberdar mısınız?

2 – Çaldıran devlet hastanesi yapılırken kaç branşta, kaç sağlık personelinin hizmet vermesi planlanmıştır? Hastanenin tam kapasite hizmet verememesinin sebebi nedir?

3 – Çaldıran devlet hastanesinde gerekli branşlarda sağlık hizmeti verilmesi ve doktor eksikliğinin giderilmesi amacıyla herhangi bir çalışma var mıdır?

4 – Yeni bir hastane olmasına rağmen duvar ve tavanlarda dökülmeler, rutubet, ısınma sorunu yaşanmasının nedenleri araştırılmış mıdır? Hastaneyi inşa eden firma hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır?

5 - Çaldıran devlet hastanesinde fiziksel ve teknik anlamda yaşanan sorunların çözülmesi amacıyla adım atılacak mıdır? Önerge tarihine kadar yapılan çalışmalar nelerdir?

6 – Çaldıran devlet hastanesinin inşası hangi firma tarafından ne kadar bedelle yapılmıştır? Binanın teknik kontrolleri Bakanlığınızca yapılmış mıdır?

 


Van'da Halk Ekmek Üretiminin ve Dağıtılmasının Durdurulması Tarım Bakanına Soruldu.

 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

 

Aşağıdaki sorularımın Tarım ve Orman Bakanı Vahit KİRİŞÇİ tarafından Anayasanın 98 ve İçtüzüğün 96. ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

 

Muazzez ORHAN IŞIK

Van Milletvekili

 

Türkiye genelinde derinleşen ekonomik kriz yurttaşların günlük yaşamında yaşamsal sorunlara yol açmaktadır. Maliyet artışları nedeniyle işletmeler iflas ve kapanma durumları ile karşı karşıya kalırken birçok girişimci ise işini sürdürememektedir. Ekonomik kriz işletmeler açısından da çok boyutlu olarak derinleşmektedir. Van’da İpekyolu, Edremit ve Tuşba belediyeleri için ekmek üretip dağıtan halk ekmek fabrikası da artan maliyetleri gerekçe göstererek ekmek üretimini durdurmuştur.

 

Belediyeler kamuoyuna yaptıkları açıklama ile yurttaşlar için büyük bir sorun olan bu durumu doğrulamıştır. Belediyelerin açıklamasına göre; “Van'ın İpekyolu, Edremit ve Tuşba belediyeleri, bu belediyeler ile imzalanan protokol gereğince yüklenici firmayla fiyat konusunda uzlaşılamamış ve halk ekmek satışı hizmetini durdurma kararı almıştır. 3 belediyeden yapılan ortak açıklamada, daha önce yapılan sözleşme gereği yüklenici firma tarafından üretilecek bir adet ekmeğin 210 gram olup tüm giderler dahil birim maliyetinin piyasada satılan ekmek fiyatlarından yüzde 20 iskontolu olarak belirlendiği belirtilmiş ancak "Yüklenici firma tarafından girdi fiyatlarında meydana gelen artışı” gerekçe göstererek fiyat artışı talep etmiştir. Belediyeler maliyet artışı gerekçesiyle talep edilen fiyatın sözleşmeye aykırı olduğunu belirtmiş ancak çözüm üretmek yerine halk ekmek üretimi ve dağıtımını durdurmuştur. Bu nedenle özellikle fırın bulunmayan bazı bölgelerde ekmek temininde çok büyük sorunlar yaşanmaya başlanmıştır. 3 ilçede de özellikle merkezi yerlere çok uzak mesafede olan mahallelerde ekmek temininde sorun yaşanmaktadır. Birçok yerde yaşanan bu sorun özellikle Tuşba ilçesinin “Dağönü, Göllü, Güveçli, Yabalıköy, Halkalı, Döşeme, Amik ve Ayanıs bölgelerinde günlük olarak ekmek temini sorununa yol açmıştır. Bu mahallelerde fırın işletmesi ve benzeri unlu mamullerin üretimi kısıtlı veya hiç yok durumundadır.  Özellikle bu bölgelerde halkın ekmek ihtiyacı geciktirilmeden sağlanmalıdır.

 

Van gibi yoksul sayısı resmi verilerle 400 bin kişi üzerinde olan bir ilde halk ekmek üretimi zorunlu bir ihtiyaçtır. Birçok ilde bu yönde halka sosyal destek çalışmaları geliştirilmiştir. Van’da da geciktirilmeden bu yönde bir çalışma yürütülmelidir. 30 büyükşehir içerisinde halk ekmek üretimi yapılmayan yerler kayyum yönetiminde kalan Van, Mardin ve Diyarbakır büyükşehir belediyeleridir. Ekonomik kriz nedeniyle bölge halkının işsizlik ve yoksulluk sorunu derinleşmiştir. Halkı günlük ekmeğe muhtaç eden siyaset halk ekmek üretmemekte ısrar ederek yaşanan sorunu daha da derinleştirmektedir.

Bu bağlamda;

1)      Van’nın Tuşba, İpekyolu, Edremit ilçelerinde halk ekmek üretimi ve dağıtımının durdurulma gerekçeleri nelerdir? Ekmeğini bu yolla alan halka ne zaman alternatif bir girişim başlatılacaktır?

2)      İpekyolu ve Edremit’e bağlı uzak mahallelerde ve Tuşba’ya bağlı “Dağönü, Göllü, Güveçli, Yabalıköy, Halkalı, Döşeme, Ayanıs ve Amik mahallelerinde halk ekmek dağıtımının durdurulması nedeniyle ve yakın fırın olmaması nedeniyle ortaya çıkan ekmek temini sorununu nasıl çözeceksiniz?

3)      Van’da tüm ilçelerde ve mahallelerde halk ekmek dağıtımı ne zaman yapılacaktır?

4)      Van’da ve birçok ilde son bir yıl içerisinde ekmeğe 3 kez zam gelmesinin gerekçeleri nedir? Bu zamlar nedeniyle halkın günlük ekmeğe erişiminde ortaya çıkan sorunlara dair bakanlığınız yaptığı bir araştırma mevcut mudur?

5)      2022-2023 yılında ekmeğe ve unlu mamullere kaç kere daha zam gelecektir? Yeni zamların halkın beslenme ve açlık sorununa etkilerinin azaltılması amacıyla hangi tedbirleri alacaksınız?

6)      Fırın ve unlu mamuller alanında işletmelerin elektrik, un ve diğer sabit giderlerindeki artış son bir yıl içerisinde ne kadar olmuştur? Bu maliyetlerin azaltılması amacıyla hangi önlemleri alacaksınız?

 

Yorumlar

Van'da VASKİ'ye ilişkin sorunlar ve Su Meselesi TBMM Gündemine Taşındı

 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

 

Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Süleyman SOYLU tarafından Anayasa’nın  98’inci ve TBMM İçtüzüğünün 96’ıncı maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

 

Murat SARISAÇ

Van Milletvekili

 

Siyasi iktidarın yarattığı ekonomik krizin etkileri başta gıda fiyatları olmak üzere su, elektrik, doğalgaz gibi temel ihtiyaçlara gelen zamlarla günden güne derinleşmektedir. Aynı şekilde seçim bölgem Van’da da işsizlik, yoksulluk ve enflasyon ciddi boyutlara ulaşmıştır. Özellikle atanan kayyumlarla birlikte kentte yaşayan yurttaşların üstün yararı ilkesinin göz ardı edildiği görülmüştür. Çünkü insan yaşamı için vazgeçilmez olan suyun ihtiyaç sınırına kadar ücretsiz sağlanmasının tartışılması gerekirken Van’da son iki yılda birçok defa astronomik oranda zam yapılmıştır. Van Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Van Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (VASKİ) tarafından yapılan zamlarla ilgili 2020 ile 2021 yıllarında verdiğimiz farklı yazılı soru önergeleri de cevaplandırılmamıştır.

Van’da astronomik zamlarla faturalarını ödemeyen on binlerce yurttaşın icralık olduğu kamuoyuna yansımaktadır. VASKİ’nin yaklaşık 50 bin aboneye yönelik icra takibi başlattığı belirtilmektedir. Bununla birlikte icra takibine takılan yurttaşların su hakkı hiçe sayılarak suyunun kesildiği de ifade edilmektedir. Söz konusu icra işlemlerinin ise VASKİ’nin son dönemde işe aldığı avukatlar tarafından sürdürüldüğü de basında yer almıştır. VASKİ’nin sözleşmeli olarak işe aldığı avukatların AKP içinde yer alan yöneticiler olması da ciddi bir rahatsızlık yaratmıştır. Dolayısıyla sosyal devlet olgusuyla hareket edilerek halkın lehine adımların atılması beklenirken enflasyon ve zamlarla daha da yoksullaşan halkın cezalandırılması yoluna gidilmiştir.

 

Bu bağlamda;

1 – Van Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Van Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (VASKİ) 2016’dan önerge tarihine kadar aldığı zam kararlarının ve oranlarının yıllara göre dağılımı nedir?

2 – VASKİ’nin toplam borcu ne kadardır? VASKİ’nin son 5 yıldaki toplam borcunun yıllara göre dağılımı nedir?

3 - VASKİ’nin aldığı zam kararları hangi kıstaslara göre belirlenmektedir? Suya zam kararı alınması süreçleri nasıl işlemektedir?

4 – VASKİ’nin 50 bin civarında abone hakkında icra takibi başlattığı doğru mudur? Önerge tarihine kadar hakkında icra takibi yapılan abone sayısı kaçtır?

5 – Van’da su faturasını ödeyemediği için suyu kesilen abone sayısı kaçtır? Suyu kesilen abonelerin toplam borcu ne kadardır?

6 – Van’da yoksulluk ve işsizlik ciddi boyutlarda olmasına rağmen icra işlemlerinde acele edilmesinin sebebi nedir?

7 – VASKİ’nin icra işlemleri için görevlendirdiği avukatların siyasi kimliklerine göre alındığı doğru mudur? Avukatların alınması süreci nasıl gerçekleşmiştir?

8 – Van’da astronomik zamların geri alınması başta olmak üzere icra işlemlerinin durdurulması hususunda yurttaşların yararının gözetilmesi yönünde herhangi bir çalışma yapılacak mıdır?

 

 

Ekonomik Kriz Nedeniyle Üniversite Öğrencilerinin Yaşadığı Sorunlara Çözüm TBMM Gündemine Taşındı.

 TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Mahmut ÖZER tarafından Anayasa'nın 98 inci ve TBMM İçtüzüğünün 96'ncı ve 99'uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

 

 

                                                                                                             Muazzez ORHAN IŞIK

Van Milletvekili

 

 

Türkiye’de asgari ücret 5 bin 500 TL düzeyinde iken; “dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı olarak ifade açlık sınırı 6 bin 840 TL olarak açıklanmıştır. Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut, kira, elektrik, su, yakıt, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamaların toplam tutarı olarak ifade edilen yoksulluk sınırı ise 22 bin 280 TL olarak açıklanmıştır. Sabit ücretle çalışanların aldıkları ücretler resmi verilerle 3 haneli olmaya çok yakın olan enflasyona ezdirilmiştir. Son iki yıl içerisinde üretici enflasyonu resmi olarak tek haneden 3 haneye fırlamıştır. Bir yıl içinde dolar kuru 8-9 TL bandından 18 TL bandına yükselirken akar-yakıt fiyatları ise 7-8 TL bandından 20-30 TL bandına yükselmiştir. Kur şokları ve enflasyon toplumun büyük kesimi için derin bir yoksulluğa neden olurken yoksul ve işsiz hanelerdeki öğrenciler için de çok büyük sıkıntılara yol açmaktadır.

2022 yılı içerisinde özellikle büyük metropoller başta olmak üzere tüm illerde kiralar fahiş oranlarda artmıştır. Mevcut durumda üniversite öğrencisi olanlar veya üniversiteyi yeni kazanmış ve kayıt yapacak olanlar için cari kira miktarları öğrenci ödeme gücünün çok üzerine çıkmıştır. Yurt kapasitelerinin yetersizliği, öğrencileri vakıf ve cemaat yurtlarına mahkum bırakmakta, bazen de insan sağlığına uygun olmayan barınma koşullarına itmektedir.

2021-2022 akademik yılında üniversitelerde yüksek öğrenimde yaklaşık 8,3 milyon öğrenci eğitim görüyor. Ancak Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü’ne bağlı 776 yurdun ise toplamda 760 bin öğrencilik kapasitesi bulunuyor. Kapasite artışları ve ilave yurtlar ile bu sayının 800 bine yükseltildiği iddia edilmektedir. Ancak bu haliyle bile öğrencilerin barınma sorununa çözüm sunulamamaktadır. Yurtlarda barınma bulamayan milyonlarca öğrenci barınabilecekleri bir ev bulmaya çalışıyor. Ancak yaşanan krizin etkisiyle barınma kapsamında; ısınma, su, doğalgaz ve elektrik faturalarındaki fahiş artışlar öğrenci evleri için ödenebilir düzeyin üzerine çıkmıştır. Ulaşım, kırtasiye, gıda, giyim ve iletişim gibi zorunlu giderlerde de yüzde yüzün üzerinde artışların yaşandığı bilinmektedir. Bu nedenle birçok üniversite öğrencisinin ya kayıt yaptırmadığı, ya da kayıt yaptırdıktan sonra okulu dondurduğu, kayıt yaptıranların önemli bir bölümünün okula gitmek yerine ek iş yapmak zorunda kaldığı, kayıt yapanların önemli bir bölümünün de geçim sorunu nedeniyle okulu terk ettikleri kamuoyuna yansımıştır.

2020 yılında üniversiteye yerleşen sayısı 922 bin kişi iken bu sayı 2021 yılında 815 bine düşmüştür. 2022 yılında ise taban puan koşulunun kaldırılmasına rağmen 850 bin öğrenci yerleşmiştir. Geçen yıl 126 bin olan Açıköğretim bölüm tercihi bu yıl 155 bine yükselmiştir 2022 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonucunda üniversite kazanan öğrencilerin yüzde 20,5’inin (163 bin öğrencinin) kaydolmadığı resmi verilerle açıklanmıştır. Dikey Geçiş Sınavı, YKS Ek yerleştirme ve Lisans Tamamlama sınavlarında da kayıt olma hakkı olmasına rağmen yine büyük oranda öğrencilerin kayıt yapmadığı YÖK istatistikleri kapsamında açıklanmıştır.   

Bu bağlamda;

1)      2022 yılında üniversite kaydı yapma hakkı varken üniversite kaydını yapmayan veya var olan kaydını yenilemeyen öğrenci sayısı kaçtır? Kayıt yenilememe ve kayıt yapmama nedenleri üzerine bakanlığınızın yaptığı bir araştırma mevcut mudur? Kaydını yenilememe/yaptırmama da yurt ve geçim sorunun etkisi nedir?

2)      2022-2023 eğitim öğretim yılında bir üniversite öğrencisinin ortalama aylık barınma, gıda, ulaşım, iletişim, kırtasiye ve diğer eğitim giderleri için ortalama kaç bin TL harcamak zorunda kaldığına ilişkin bakanlığınızın yaptığı bir araştırma mevcut mudur? Ortalama aylık harcamanın asgari ücretin üzerinde olduğuna dair iddialar hakkında bir araştırma yapacak mısınız? Ortalama aylık öğrenci giderinin illere göre dağılımı nedir?

3)  2022 yılında üniversite öğrencilerine sunulan ulaşım, barınma ve eğitim destekleri nelerdir? Bu destekler tüm üniversitelerde geçerli midir?

4)    Hane geliri açlık sınırın altında olan öğrenciler için eğitim desteği vermeyi planlıyor musunuz?

5)    2022 yılı itibariyle Türkiye’de örgün eğitimde olan yükseköğrenim öğrencisi sayısı kaçtır? Bu öğrencilerden ne kadarı yurt başvurusu yapmıştır? Yurt başvurusu karşılanamayan öğrenci sayısı kaçtır? Yurt başvurusu karşılanmayan öğrencilerin cinsiyet dağılımı nedir?

6)    Yurt talebi karşılanamayan öğrenciler için kira desteği verilmesi planlanmakta mıdır?

7)    Türkiye’de üniversite öğrencisi olup ek iş yapmak zorunda kalan öğrenci sayısı kaçtır?

8)  2010-2022 yılları arasında üniversiteye kayıt yapıp bölümünü tamamlamayan öğrenci sayısı yıllar itibariyle kaçtır? Bu sayı son 5 yılda artmış mıdır? Üniversite terk oranlarını azaltmak amacıyla hangi tedbirleri alacaksınız?

9)  2010-2022 yılları arasında hiçbir mezunu kamudaki atamalara dahil edilmemiş bölüm sayısı kaçtır? Bu bölümlerde terk oranı nedir?

10)  2022-2023 Eğitim yılı tercihlerinde kaç üniversitede kaç fakültede, kaç bölüm kontenjanını dolduramamıştır? Hiç başvuru almayan bölüm sayısı kaçtır? Başvuru almadığı için kapatılması planlanan bölüm var mıdır? Başvuru alınmamasında öğrencilerin geçim ve yaşam koşullarının uygunsuzluğunun etkisine dair bir araştırmanız mevcut mudur?

 

Van'daki Fahiş Uçak Fiyatları ve Yetersiz Uçak Seferleri TBMM Gündemine Taşındı

 

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

 

Aşağıdaki sorularımın Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil KARAİSMAİLOĞLU tarafından Anayasanın 98’ inci ve TBMM İçtüzüğünün 96’ ncı ve 99’ uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

 

 

 

 

 

Murat SARISAÇ

Van Milletvekili

 

Siyasi iktidarın politikaları sonucunda; gıda, elektrik, doğalgaz, ulaşım vb. temel başlıklarda üst üste yapılan zamların etkisiyle hayat pahalılığı çekilmez bir noktaya gelirken yoksulluk derinleşmiştir. Bu durum bazı şehirlerde, mevcut sorunlara eklenerek yurttaşların daha çok etkilendiği çoklu bir ekonomik krize dönüşmüştür. Seçim bölgem Van da; sosyo-ekonomik gelişim endekslerinde ve kişi başına düşen milli gelirde son sıralarda yer alırken yaşanan ekonomik krizle ultra bir yoksulluğa sürüklenmiştir. Özellikle uçak seferleri ve bilet fiyatları, birkaç yıldır Van’da ciddi bir sorun haline gelmiştir. Binlerce yurttaş da sosyal medyada “#VanUçamıyor” sözüyle bu duruma tepki göstererek taleplerini muhataplara ulaştırmaya çalışmışlardır.

 Van’ın bir milyonu aşan nüfusuna rağmen yıllar içinde uçak sayılarının azaltıldığı görülmektedir. Bu nedenle geçmiş yıllarda günlük 20’yi bulan sefer sayıları bugün 10’un altına düşmüştür. Dolayısıyla kimi yurttaşlar seyahat için uçak bulamazken kimi yurttaşlar da astronomik bilet fiyatlarıyla baş edemez hale gelmiştir. Öyle ki cenazesini memleketine götüremeyen yurttaşlar dahi söz konusu olabilmektedir. Yine düğün, eğitim, sağlık, taziye vb. nedenlerle yapılacak seyahatler de ya uçak azlığından ya da bilet fiyatlarından dolayı ertelenebilmektedir. Aynı şekilde Van’da turizm geliri sağlayacak turlar da ulaşım maliyeti ve zorluğu nedeniyle yapılamaz hale gelmiştir. Çünkü yakın tarihli bir uçakta yer bulmak mümkün olmazken bilet fiyatları 800 TL’den başlamaktadır.

Van Ferit Melen Havaalanı’nda yolcu transferlerinde yaşanan sorunlar, tüm gayretlere rağmen çözülmemektedir. Uzak bir kent olan Van’da yurttaşların her koşulda havayolunu tercih edeceğini düşünen icra makamı, kamuoyundan yükselen tepkiye ve sivil toplum kuruluşlarının (STK) çağrılarına sessiz kalmaktadırlar. Önceki yıllarda verdiğimiz önergelere verilen cevaplarda, “serbest piyasa koşulları”na işaret edilirken halkın üstün yararı gözetilmemiştir. Aynı şekilde 2020’de mevcut sorun; Boeing 737 MAX siparişlerinin gelmemesine bağlanmış, sorunun 2020 yazında çözüleceği belirtilmişti. Geçen iki yıla rağmen bir çözüm geliştirilmezken sorun daha da derinleşmiştir. Çünkü uçak sayısı daha da azaltılırken bilet fiyatları katlanmıştır. Yurttaşlar açısından 25-30 saatlik otobüs yolculukları kaçınılmaz bir mecburiyet haline gelirken otobüs biletleri dahi 500 TL’den başlamaktadır.

 

Bu bağlamda;

1 - Van Ferit Melen Havaalanı’nda uçak seferlerinin azlığı ve astronomik bilet fiyatlarına karşı yurttaşların gösterdiği tepkiden haberdar mısınız? Van halkının talepleri neden karşılanmamaktadır?

2 – Van’da uçak seferleri ve bilet fiyatlarıyla ilgili Bakanlığınızın herhangi bir incelemesi olmuş mudur? Uçak seferlerinin azlığı ve astronomik bilet fiyatlarına ilişkin şikayetler dikkate alınacak mıdır?

3 – Van Ferit Melen Havaalanı’nda günlük uçak sefer sayılarının azaltılmasının sebebi nedir? Günlük sefer sayıları dönemsel olarak neden sürekli değişim göstermektedir?

4 – Bakanlığınızca 3 Mart 2020’de önergemize verilen cevapta sorun, “Boeing 737 MAX uçaklarında yaşanan sorunlar ve siparişlerin gelmemesi”ne bağlanmıştı. Bahsedilen siparişlere ne oldu? Uçaklar nerede?

5 – Astronomik uçak bilet fiyatlarından dolayı mağduriyet yaşayan yurttaşlara yönelik herhangi bir çalışma yapılacak mıdır? Özellikle cenazelerin nakledilmesi ve hastaların sevki konusunda bir destek programı başlatacak mısınız?

6 – Türkiye genelinde uçak sefer sayıları ve bilet fiyatları hangi kriterlere göre belirlenmektedir? Tüm havaalanlarında günlük sefer sayıları kaçtır? Her havaalanında yıllık taşınan yolcu sayısı nedir?

Van Gölünün Korunması İçin Acil Tedbir Alınmalı SİT Kararı Gözden Geçirilmelidir

  TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Aşağıdaki sorularımın  Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat KURUM  tarafından Anay...